« Önceki |

23/12/2008

KAPIMIZI CALMAYAN NOEL


Bugunlerde bir cok hristiyan ulkesinde noel aksami icin son hazirliklar tamamlaniyor. Aralik ayi ayni zamanda noel ayi olarakta tanimlaniyor. Aralik ayinin baslamasiyla sokaklar bir bayram havasinda suslenir, her kose basina bir noel agaci dikilir. Noel geldigini anlamamak mumkun degil bu ulkelerde... Bazen farkinda olmasan noelin gorsel buyusune kapiliyor insan..

Gelgelelim noelin arkasinda ki acilara... Bir cok yoksul, noeli pek sevmez. Cunku kimse onlara hediye almaz, noel sofrasi kurmaz... Ve sokakta yururken gordugumuz gulucukler yoksullara sunulmaz. Bu yuzden yoksullar, unutulmuslar noel aksami en yalniz ve mutsuz gecelerini yasarlar...

Oysa biz muslumanlarin ramazan ayi,  noelden cok daha ustundur. Yardimlasma ve dayanismanin bilhassa arttigi bu mubarek ayda, tum yoksullarimiz yuzuguler, unuttuklarimiz hatirlanir. Ve ibadetlerimiz sanki daha cok husu icinde yapilir.

Peki noel ve ramazan arasindaki fark bu denli belliyken, bizler neden noele ozeniyoruz? Ve ozendiriyoruz? Ulkemizde "yilbasi" adi altinda yapilan propagandalar esasinda noeli sevdirmenin bir cabasidir. Batiya olan ozenimizin gostergesidir ki, bati da yasayanlar, yilbasi adi altinda yapilan gec kalmis noel kutlamalarina guluyor. Kendimizi bu denli kucultmenin bir anlami yoktur.

Ve son olarak... Yahova sahii bir cocugun anisini aktarmak istiyorum... Bilirsiniz yahova sahitleri noel, yilbasi ve dogumgunu kutlamazlar. Bunu yapmak inanclarina aykiridir. 4 yasinda ki bir cocuk, noel kurabiyesi yedigi icin vicdan azabi cekiyor desem? Pek inandirici gelmez sizlere belki, ama bu denli inancli bir nesil yetistiriyorlar.

Lutfen bizler de dikkat edelim ve cocuklarimizi islamin guzellikleri ile buyutelim...

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı